Türklerin fizik özellikleri olan çekik gözlülük, çıkık elmacık kemikli,
esmer tipoloji tarih içinde değişmiştir. Bugünkü durumda genel olarak ortalama boy 1.70, ten rengi beyaz kumral, saçlar dalgalı siyah, sakal bıyık gür, alın geniş, uzun yüzlü, ve genelde ela gözlüdürler.
Türk adları en fazla Ahmet, Mehmet, Mustafa, Ali, Ayşe, Fatma şeklindedir. Arslan, Şahin gibi somut Devrim gibi soyut adlar da vardır. Dedelerin adları genellikle torunlara verilir. Pekçok yörede her adın bir sıfatı vardır.
Günlük hayatta miladi takvim kullanılır. Ancak kültürel hayat İslam medeniyetiyle iç içe olduğundan hicri takvim adları yaşatılır, Recep, Şaban, Ramazan adları hem ad olarak konur hem günlük dini yaşayışta kullanılır.
Türkler Avrasya denilen coğrafyaya yayılmışlardır. En eski Saka Türklerinden beri göçmen kavim olarak Batı'ya yönelmiş ve göç Anadolu'da sona ermiştir. Bugünün ulus devletler dünyasında Batı Türkleri, Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşamaktadır.
Çadır yerleşiminden kent yerleşimine geçen Türkler, ahşap evlerden apartmanlara ve sitelere evrilen kent kültürüne geçmişlerdir. Ev dekorasyonunda kilimden halıya, sedirden mobilyaya, sandalyeden koltuğa, tahta pencereden pimapen pencereye evrilen ev kültürü, geniş aileden çekirdek aileye evrilmiştir. Batılı giyim kuşam yaygın olmasına rağmen, eski giyim kültürü devam etmektedir. Ocak ve mangal düzeninden kalorifer ve doğalgaz düzenine geçen ısıtma sistemi; eşek ve attan arabaya; siniden masaya; şerbetten meyva suyuna; bozadan kolaya; hamamdan saunaya; dere kenarı yıkamadan çamaşır makinesine; teldolaptan buzdolabına temizlik ve sağlık kültürü gelişmiştir. Yemek kültürü et merkezli olup, ot, süt, ekmek, bal, balık, yumurta, yoğurt temel besinlerdir.
Hayvancılık at, eşek, sığır, manda, deve, koyun, keçi, arı, ördek, tavuk yetiştirmeciliğindedir. Tarım ürünleri arpa, buğday, pirinç, pamuk, kabak, bakla, nohut, fasulye, havuç, lahana, soğan, sarımsak, hıyar, turp, bamya, patlıcan, domates, biber, elma, tütün, çay, zeytin, erik, üzüm, patates, ayva, armut, kavun, karpuz, iğde, nar, kiraz, vişne, muz, çilek, fıstık gibi sebze ve meyvelerdir. Dokumacılık, ayakkabıcılık, terzilik en yaygın zenaatlerdir. Çarşı ve bedestenden marketlere, süpermarketlere günlük alışveriş kültürü gelişkindir. Semt pazarları devamlı işler.
En modern iletişim sistemleri kullanılmakta, kara, hava, deniz ve demiryollarında modern araçlarla seyahat edilmektedir. Kentiçi raylı sistemler ve metro mevcuttur.
Dil ..........
Türkiye'nin resmi dili Türkçedir. Bugün Türkiye Türkçesi nüfusun büyük bir çoğunluğu tarafından konuşulmaktadır. Bölgelere göre birçok farklı şivesi kullanılmakdır. Eğitimde ve basın kuruluşlarında ise İstanbul ağzı tercih edilmektedir.
[]Türkler Göktürk, Uygur, Arap, Mani, Brahmi, Süryani, Grek, Ermeni, İbrani, Kiril, Latin alfabelerini kullandılar. Türkiye'de 1928'den beri Latin alfabesi kullanılmaktadır. Türk dili zengin bir sanat geleneğine sahiptir, ancak son yüzyıldaki kültür değişmesiyle Batı dillerinin etkisi altındadır. Küreselleşme, dünya kültürlerine Amerikan kültürü'nü hayat tarzı olarak en küçük köylere kadar benimsetmekte, ulusal kültür unsurları yabancı kültürüyle ikilik içinde yaşamaktadır. Türk dilinin zengin atasözleri ve deyimleri dahi dublaj diline feda edilmektedir ne yazik ki..
Sanat .........
Mimaride dini yapılar anıtsaldır. Yakınçağa kadar temel üslup Koca Sinan'da belirginleşmiştir. Resimde ve heykelde din kültürünün etkisiyle gelişme olmamıştır ancak minyatür ve süsleme sanatlarında olmuştur. Türk sanatı çini, hat, ebru ve seramikte, tezhip ve halıcılıkta gelişmiştir.
Müzik gerek sivil gerek askeri müzikte sanat müziğinden hafif müziğe evrilir. Dini müzik Türk müziğinin önemli unsurudur. Halk müziği, klasik ve arabesk özelliktedir. Türk sanat müziği çağdaş bir sesle, hafif müzik klasik ve pop müzikle gelişmektedir.
Türk edebiyatı şiir, hikaye, roman, deneme, mizah, eleştiri dallarında eski ve yeni formatlarda dünya dillerine çevrilen eserler üretmektedir. Sözlü edebiyat geleneği, dini edebiyat formunda yaygındır ve en meşhuru kandillerde okunan mevliddir. Halk edebiyatında dünya kültürüne Nasreddin Hoca tanıtılmış, halk danslarıyla ve seyirlik sanatlarla tarihi kültür yapıları yaşatılmıştır. (ayrıca bakınız: Türk sanatı, Türk müziği, Türk edebiyatı, Türk mimarisi).
Ahlak.......
Türk ahlakı yiğitlik, kahramanlık üzerine kuruludur. Alp ve gazilikten, yüksek karakterli ve temiz kalpli, korkusuz, inanç ve irfanlı, milliyetperver, adalet ve iffete düşkün karakterleri Kutadgubilig'den beri sayılan özelliklerdir
Siyasi kültür ...
Türk siyasi kültürü; beylik, hakanlık, sultanlık ve tek partili cumhuriyetten demokratik laik çok partili cumhuriyete doğru gelişmiştir. Osmanlı merkezi siyasi yapısı ve bürokratik düzen öğelerinin etkileri cumhuriyette görülmesine rağmen Batı tarzı demokratik rejim yerleşmektedir. Sivil toplum güçlenmektedir. Siyasi kültür, askeri müdahalelerle birlikte gelişmektedir. Bunun temeli Türk kültüründe ordu - millet kavramıdır ve askeri darbelerden sonra otoriterlikten demokratik düzene geçiş sağlanmaktadır. Siyasi kültürün zayıf yönleri vesayetçilik ve hoşgörüsüzlüktür. Askerlik bir kültür unsuru olarak Türk kültüründe önemli bir işleve sahiptir. Askerlik yapmamış gençlere kız verilmemesi hâlâ yaygın bir adettir. . Halkın devlete bakışı Devlet Baba kavramıyla hâlâ yaygındır. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki otoriteryenlik yerini liberal demokrasiye terk etmektedir. (
Türk spor kültürü Yaşar Doğu, Tanju Çolak, Cemal Kamacı gibi milli şahsiyetlerle ifade edilmesine rağmen toplumda spor yapma yaygınlığı ve spora ayrılan bütçe çok geridir. En kabul gören spor futboldur. Geleneksel yağlı güreş ata sporu olarak sürerken avcılık, binicilik, kılıç, okçuluk, cirit, atletizm, halter dallarında uluslararası başarı gösterilmektedir.
Demografi [16]
31 Aralık 2007 tarihi itibariyle Türkiye nüfusu 70.586.256 kişidir.
Nüfusun 35.376.533’ünü erkek, 35.209.723’ünü ise kadınlar oluşturmaktadır.
Ülkede ikamet eden nüfusun % 70,5’i şehirlerde yaşamaktadır.
Şehir nüfusu (il ve ilçe merkezlerinde ikamet eden nüfus) 49.747.859, köy nüfusu (bucak ve köylerde ikamet eden nüfus) ise 20.838.397 kişidir.
Şehirlerde yaşayan nüfus oranının en yüksek olduğu il % 92,7 ile Ankara, en düşük olduğu il ise % 31,8 ile Ardahan’dır.
Ülke nüfusunun % 17,8’i İstanbul’da ikamet etmektedir.
İstanbul ilinde 12.573.836 kişi ikamet etmektedir. Toplam nüfusun sırasıyla; % 6,3’ü Ankara’da, % 5,3’ü İzmir’de, % 3,5’i Bursa’da, % 2,8’i Adana’da ikamet etmektedir. Nüfusu en az olan beş il ise sırasıyla; Bayburt, Tunceli, Ardahan, Kilis ve Gümüşhane’dir. En az nüfusa sahip Bayburt’da ikamet eden kişi sayısı 76.609’dur.
Türkiye nüfusunun yarısı 28.3 yaşından küçüktür.
Ülkede ortanca yaş 28,3’tür. Ortanca yaş erkeklerde 27,7 iken, kadınlarda 28,8’dir. Şehirlerde ikamet edenlerin ortanca yaşı 28,4, köylerde ise 27,9’dur.
Nüfusun % 66,5’i 15 ile 64 yaşları arasındadır.
15-64 yaş grubunda bulunan çalışma çağındaki nüfus, toplam nüfusun % 66,5’ini oluşturmaktadır. Ülke nüfusunun % 26,4’ü 0-14 yaş grubunda, % 7,1’i ise 65 ve daha yukarı yaş grubundadır (Tablo 2).
Türkiye’de kilometrekareye düşen kişi sayısı 92 kişidir.
Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen bir kilometrekareye düşen kişi sayısı, Türkiye genelinde 92 iken illere göre 11 ile 2.420 kişi arasında değişmektedir. İstanbul 2.420 kişi ile nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu ildir. Bunu sırasıyla; 398 kişi ile Kocaeli, 311 kişi ile İzmir, 238 kişi ile Hatay ve 234 kişi ile Bursa illeri izlemektedir. Nüfus yoğunluğunun en az olduğu il ise 11 kişi ile Tunceli’dir. Yüzölçümü büyüklüğüne göre ilk sırada yer alan Konya ilindeki nüfus yoğunluğu 50, yüzölçümü en küçük olan Yalova ilindeki nüfus yoğunluğu ise 215 kişidir (Tablo 1).
Ülkemizde 98.064 yabancı uyruklu kişi ikamet etmektedir.
Türkiye’de ikamet eden nüfusun % 0,14’ü yabancı uyrukludur. Yabancı uyrukluların en fazla bulunduğu ilk beş il sırasıyla; İstanbul (42.228), Bursa (11.495), Ankara (7.166), İzmir (6.707) ve Antalya (6.343) illeridir.
Nüfusun Yaşa Oranları
-2000 sayımı 0 4 6.033.346 Erkek Kadın
5-9 6.449.363
10-14 6.615.428
15-19 6.693.554
20-24 6.390.252
25-29 5.845.812
30-34 5.450.131
35-39 4.759.742
40-44 3.899.599
45-49 3.210.416
50-54 2.453.379
55-59 2.062.228
60-64 1.872.635
65-69 1.513.508
70-74 1.098.952
75-79 720.935
80+ 597.397
Demografi
Türkiye'nin 1927 - 2007 yılları arasındaki Demografi gelişimi
Tarih 1927 1935 1940 1945 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990 2000 2007
Nüfus 13.648 16.158 17.821 18.790 20.947 24.065 27.755 31.391 35.605 40.348 44.737 50.664 56.473 67.804 70.586
Türkiye'de yaşayan herkes etnik kimliğine bakılmaksızın Türk vatandaşıdır. Türk milleti ve devleti ayrılmaz bir bütündür. Herkesin etnik kimliğine saygı duyulur.
Atatürk'ün Türk'ü tarifi;
“ Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümid etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu sahna 7 bin senelik (en aşağı), bir Türk Beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgârlarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvelâ korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu, şimşek, yıldırım, güneş oldu. Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir. „
ülkemizi kültürümüzü taniyalim basligi altinda devamini getirmek dilegiyle ...Saygilarimla
|
|
|
| Tarih: 1.6.2008-00:15:55 | Gönderen: PINAR_68 | Okunma: 594 | Bu konuyu seç
|
| Kişisel imza: |
|
"Ben Türk'üm..Türk ben'im...Türkçe durur, Türkçe vurur, Türkçe korurum..!" |
|
|
|
|
Fikirler (2) |
| Sancak kardes, belirtigin son kisimdaki rakamlar demografi gelisimi olarak aldim yanliz listeye çikmadi ,yil tarihe göre nufus artimi gelisimi ni simgeliyor , biraz zor olsada üsteki tarihe göre bakarsak tek tek anlariz :) aslinda bosluk biraksaydim daha iyi olacakti neyse bu seferlik böyle olsun..:) |
| Tarih: 1.6.2008-22:00:32 | Gönderen: PINAR_68 |
|
"Ben Türk'üm..Türk ben'im...Türkçe durur, Türkçe vurur, Türkçe korurum..!" |
|
| Eline sağlık Pınar önemli bir konuya değinmişin fakat yazının son kısmında yer alan rakamlardan pek bir şey anlamadım. |
| Tarih: 1.6.2008-00:36:55 | Gönderen: sancak68 |
|
BUGÜNÜ düşünürüm, dün geçti, yarın var mı? Gençliğime de güvenmem ölen hep ihtiyar mı.? |
|
|
|
Hepisini göster |
|
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.(üye değilseniz kayıt olmalısınız).
|
| |
| |
|
|