nöbetci doktor,gecenin yorgunluguyla gömüldügü koltugundam dogruldu.bu arada hemsireler yeni gelenleri karsiliyordu.ben doktorun yaninda ayakta bekliyordum.adam
-kurtarin yavrumu,kurtarin cocugumu!doktor bey oglum intihar niyetiyle ilac icmis.annesi farkedince hemen getirdik.
-aldigi ilaclar yaninizda mi?
adam,ceketinin cebinden cikardigi kutulari doktora verdi.
-su haptan 15-20 tane,sundan10 kadar,sundan da 3-5 tane icmis.
-ne zaman ictigini biliyor musunuz?
-iki saat kadar olmus.
doktor kutulari zuzn uzun inceledikten sonra,bir delikanliya bir kutulara bakti.ardinda basini sallayarak yüzünü burusturdu ve:
-himm!yazik cok yazik!
aile merak icinde doktorun bir sey söylemesini bekliyordu ama doktordan ses cikmiyordu.bense,gencin midesinin yikanacagini düsünüyordum.kisa süren sessizlik babanin sorusuyla bozuldu:
-ne yapacagiz doktor bey?
doktorun yüzü gerginlesti.bakislarini ümitsizce kaldirdi.dudaklarini isirdi.basini caresizce salladi.elleriylede caresizlik isareti yapti.agzindan dökülen son sözler,hasta ve yakinlari icin kursun gibiydi:
-üzgünüm!yapilacak bir sey yok.hem bu ilaclar...üstelik cok gec kalmissiniz.
ben gözlerimin ucuyla aileye baktim.hepsinin gözleri fal tasi gibi acilmis, beti benzi atmisti.delikanlinin yüzü korkuyla gerilmisti.annesinin ve kizkardesinin destegiyle zor ayakta duran genc,birden dogrulup pür dikkat doktora bakti.doktorun ifadelerindeki ve ciddiyeti görünce sarsildi.dizlerinin basgi cözülmüscesine kendini yere birakti.aile fertlerinin ayakta duracak mecalleri kalmamiski, her biri kendini bir köseye atti.uzun süren saskinlik ve suskunluktan sonra:
-ne olacak doktor bey hic bir sey yapamaz misiniz?
-artik cok gec.bu durumda bir sey yapamayiz.yapsakta yarari olmaz.herhalde bir saate kadar hastayi kaybederiz.genede hastayi müsaede altina alalim.
bende en az aile kadar sasirdim.delikanlinin yüzüne bakiyordum.ölüm endisesi ve ümitsizlik iliklerine kadar islemis gibiydi.kendimce neler hissettigini düsündüm.ölüme bu kadar yaklasmak,gercekten zor bir durum olmaliydi.hem insan bir saat sonra ölecegini bilse neler düsünür,neler hisseder,neler yapardi?hayatin karmasa ve med-ceziri arasinda,ölüm gercegini nasilda atliyor ve kendimize uzak görüyorduk.simdi bu delikanli,gecmisini, arkadaslarini ailesini düsünüyor olmaliydi veya ölümden sonraki hayati;yani bir saat sonrasini...belkide arkasindan neler düsünülecegini, konusulacagini...
halbuki ne kadar cok plani vardir.simdi ise,o planlari düsünmek bir yana,son saatini nasil gecirecegini bile düsünme melekesini kaybetmis gibiydi.
diger taraftan hayat devam ediyordu,icerde yatmakta olan bir hastanin yakinlari doktora birseyler soruyor,sedye ile bir hasta daha getiriliyordu.o sirada baska bir doktor kapidan iceri giriyordu.
biliyorum sohbet icin geliyordu,az ötede,hemsirelerin kücük teybinden arabesk bir parca yükseliyot.batsin bu dünya!´hayatla ölümün ic iceligi galiba bu´.diyorum kendi kendime.baba toparlandi.yalvaran bir edayla sorusunu tekraraladi:
-hic bie sey yapamaz misiniz doktor bey?hic mi umut yok?
-iceri giren doktor kas göz isaretiyle olanlari sordu.
doktor ayaga kalkip kesin bir ifadeyle cevap verdi:
-antihar girisimi doktor bey.cok gec kalmislar maalesef.durumda ciddi.yapilacak bir sey kalmamis.sonra raporunu tanzim ederiz.
söylenenleri dikkatle dinleyen delikanliyi ölüm gercegiyle yüzlesmek ürkütmüstü.pismanlik duygusu icinde ve titrek bir sesle doktora;´kurtulmak icin ne yarmak gerekiyorsa yapmaya hazirim,ne olur doktor!beni kurtarin ölmek istemiyorum!´dedi.doktor orali bile olmadi. ölüme bu kadar yakin birini hic görmemistim.üstelikte cok gencti.hayalen morga gidip gencin otopsisini düsünüyorum.demek, karsimda duran bu diri beden birazdan ölecek,otopsi icin acilacak ve biz bir apor hazirlayip tanzim edecegiz!hayat ve ölüm...yasamak ve ölmek...genc olmak,yasli olmak,hayati anlamak,ölümü hissetmek...ölüme her an hazir olmak...veya kendini hazir hissetmek...kisacasi ölümü kusanmak...hayata ve ölüme anlam kazandirmak...bir sürü soru beynimde dolasiyor.
doktor oradan uzaklasti.bende pesinden gittim.biraz acemilik kokan bir tavirla sordum:
-doktor bey!serumla bol mayi verip,birazda idrar söktürücüler kanini temizleyemez miyiz?
doktor dönüp gözlerime bakti
-kardesim görüyorsun,burada ayakta durmakta zorlanan yaslilar bile biraz daha hayatta kalabilmek icin mücadele ederken,bu delikanli daha 17 yasinda ve intihar ediyor.ölmek istiyora ona neden mani olalim?biraz istegiyle bas basa kalsin bakalim.ölüm ne imis hayat ne imis biraz düsünsün!yasamanin degerini,ailesine ne kadar aci cektirdigini anlasin!dahasi ALLAH´i hatirlasin kul olmayi...
arkasindan beni bir kez daha sasirtan bir kahkaha atip söyle dedi
-yoksa sende mi inandin ölecegine?
-ne yani delikanli ölmeyece kmi?
gülerek ilac kutularini gösterdi.elindekiler,vitemin,öksürük kesici ve balgam söktürücüydü!
(bu olay tamamen gercek bir yasanzidan alintidir)
|
| hayat ve ölüm
|
| Tarih: 21.9.2008-04:44:29 | Gönderen: fuzuli | Okunma: 101 | Bu konuyu seç
|
| Kişisel imza: |
|
kötüye bi sey olmaz iyiyide Allah korur yine olan bana olacak |
|
|
|
|
Fikirler (1) |
| Merhaba fuzuli, hayat dersi diye sanirim buna diyebiliriz , kendi elleriyle canina kast edenlerin , hayat ve ölüm arasindaki son pismanligidir o anki yasadiklari , ailesini çevresini üzmek ALLAH a karsi gelmenin cezasini o an en derin sekilde yasayan bu gence ders olmus .En çaresiz bir durumda bile olsaniz bunu kesinlikle yapmadan önce bir düsünün denmesi adina ibretlik bir hikaye tsk ederiz . |
| Tarih: 21.9.2008-15:46:07 | Gönderen: PINAR_68 |
|
"Ben Türk'üm..Türk ben'im...Türkçe durur, Türkçe vurur, Türkçe korurum..!" |
|
|
|
Hepisini göster |
|
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.(üye değilseniz kayıt olmalısınız).
|
| |
| |
|
|