|
Kategori:
okunası yazılar
|
|
Cami Avlusuna Bırakılmış İnsanlık |
Cami avlusuna bırakılmış insanlık! Yalnızlığıyla kundaklanmış, gözyaşıyla yıkanmış... Minarelerden ağıtlar yükselmeye başladı bile!
Her son bir başlangıca gebe diye teselli edilişimiz; kader çıkmaz sokağında ikileme, bir paradoksa dönüşür. Duygu definlerine büyülenmiş ya insanlarımız, yanar döner, şimşekvari varlığında duyulanın, yokluğu tadar her bir göz.
Bir çember olmuş işte bilinç! De javu’lara müebbet bir ayniyet... Toplamış bavulunu sevilen; gidiyor işte. Bir, iki, üç... Adımlarındaki ritmi hatırlıyorum. Ramazan’ını şaşırmış bir davul(cu). Yerine oturmayan taşlar, eksik tahtalar; defolu hayatlar... dünya insanlığa neler borçlu; insanlık dünyaya ne?
Bir kitap dolusu mektup; daha okunmadan pul koleksiyoncularının oluyorlar. Gardroplar sakatlaşıyor; huysuzlaşıyor, kendilerini taşıyan insana büsbütün yabancılaşıyor elbiseler!
Giyin hadi anılarımızı! Gökkuşağından renkleriyle aşk atkını dola boynuna. Sulanacak tek bir çiçek kaldıysa yeryüzünde, koy cebine gözyaşlarını da gel, yıldızım! Rüzgarlara emanet saçlarınla, nefesini korkularına apnevari tut da gel hadi! Kayan 15. yıldızımızdır bu. Yeniden doğmak, hele aşkla beşik kertmesi doğmak kolay olmasa gerek.
‘Benim hala umudum var!’
Kaybedilesi bir olumsuzluk; insanın, ya mahlukatın zindanı ha, umutsuzluk! Bozuk paralarla sadakalar ve yolsuzluk! Rikkatime dokun ey ilham, soysuzadır şiirimde itham!
Sararan bir dünyaya ‘yeşil’ katacak bir kahraman aranıyor. İstanbul’un sularına yakamozu sunacak bir denge... Savrulan saçların, köklerine hayran, gözlerinden, inanç yağıyor coğrafyalarına ütopyanın; ‘yavaş ağla... tarih ıslanıyor’...
Gecenin bir yarısı: Darbe zamanında bir yazar, ‘bugün içimden yazmak gelmiyor’ diyor. Bense her gece daha da bir istekle yazıyorum. Kelimeler birbirini kovalıyor. Uyku herbir sinirimi esir alsa da, aşkım cümlelerce yüreğine varıyor. Bir gece ve gökyüzü düşün; onlarca yıldız havayi fişek olmuş kayıyor. ‘Durun!’ demeye kalmıyor, karanlıklara bürünüyor varlık. Bu gece öyle bir karanlıkta uyuyacağım yıldız. 15. Günde birçok yıldızımı kaybettim. Avare dolaşırım şimdi ortalarda. Dayanamam, bir derste parmak kaldırırım en zor soruya; hoca’nın yüzüne bakar, alır kalemi, ‘Seni seviyorum yıldız’ yazarım tahtaya.
Cihat Albayrak
Bu sayfayı paylaş!
|
| insanlik cami avlusu
|
| Tarih: 28.9.2009-14:34:09 | Gönderen: Asiye | Okunma: 1047 | Bu konuyu seç
|
|
|
|
Fikirler (0) |
|
|
|
Hepisini göster |
|
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.(üye değilseniz kayıt olmalısınız).
|
| |
|
|